صفحه اول     سیاسی     اقتصادی     اجتماعی     ورزشی     فرهنگی     تصویری     تماس با ما     تبلیغات     پیوندها     RSS   پنجشنبه، 20 بهمن 1390 - 21:56   
  تازه ترین اخبار:نواک جووکویچ برنده جایزه لوریوس شد     سفیر ایران: می توانیم به منافع آمریکا حمله کنیم     مخالفت دولت ائتلافی یونان با ریاضت های جدید     ترکیه در پی تشکیل ائتلاف جهانی ضد بشار اسد     احمد داود اوغلو در کنفرانس مونیخ چه گفت؟      سعید نورسی کیست؟     Macaristan'dan Hırvatistan'a gaz yardımı      شاراپووا: فرصت‌های خوبی دارم و به المپیک فکر می‌کنم     افزایش ریسک خروج یونان از یورو به 50 درصد     موج شدید سرما در اروپا /36 نفر در رومانی یخ زدند!     مورینیو در ترکیه به ترکی صحبت می کند!     داووداغلو: برگزاری کنفرانس جهانی درباره سوریه     عکس/ تصویری جالب از مقام اقتصادی یونان     گورباچف: اکنون زمان تغییر سیستم روسیه است     رییس تشکیلات امنیتی رومانی: نخست وزیر جدید!     آنکارا: ورود هواپیمای نظامی فرانسوی ممنوع!     چرا دنیزلی به برج میلاد رفت؟     بسیروویچ: پیشنهاد ایران را پذیرفتم     ۳۰ ماه زندان در انتظار هکر مجارستانی     مجارستان: کمبود 20 میلیارد یورو اعتبار بین المللی       
 آخرین مطالب
  نواک جووکویچ برنده جایزه لوریوس شد
  سفیر ایران: می توانیم به منافع آمریکا حمله کنیم
  مخالفت دولت ائتلافی یونان با ریاضت های جدید
  ترکیه در پی تشکیل ائتلاف جهانی ضد بشار اسد
  احمد داود اوغلو در کنفرانس مونیخ چه گفت؟
  سعید نورسی کیست؟
  Macaristan'dan Hırvatistan'a gaz yardımı
  شاراپووا: فرصت‌های خوبی دارم و به المپیک فکر می‌کنم
  افزایش ریسک خروج یونان از یورو به 50 درصد
  موج شدید سرما در اروپا /36 نفر در رومانی یخ زدند!
  مورینیو در ترکیه به ترکی صحبت می کند!
  داووداغلو: برگزاری کنفرانس جهانی درباره سوریه
  عکس/ تصویری جالب از مقام اقتصادی یونان
  گورباچف: اکنون زمان تغییر سیستم روسیه است
  رییس تشکیلات امنیتی رومانی: نخست وزیر جدید!
- اندازه متن: + -  کد خبر: 2376پنجشنبه، 28 مرداد 1389 - 22:57
Ah Nerde O Eski Ramazanlar
Abdülbaki gölpınarlı
  

IranBalkan (IRBA): Ramazan günlerinde birbirlerine rastlayanların, birbirlerine sordukları soru aynıydı.

- Ramazanla nasılsın?

Bu soruya çeşit çeşit cevap verilirdi. Kimisi günlük olayları anlatırdı. Mesela fessiz sokağa çıkmış da gülenleri görünce aklı başına gelmiş, gerisin geriye, eve dönmüş. Namaza durmuş da bitirdikten sonra abdestsiz olduğunu hatırlamış. Yahut camide mukabele dinlerken uyumuş da lastiklerini çalmışlar. Kimisi, mütevekkil bir tavırla "İki gözüm Rabbim derdi, sabrını veriyor, zaten duyulmaz ki, bir gelir, bir gider mübarek!" Bu cevap, çok defa yaz ramazanlarına, uzun günlere ait bir cevaptı. Fakat fıkra da eksik olmazdı hani.

Bektaşîye sormuşlar:

- Ramazanla nasılsın? Cevap vermiş:

- Pek iyiyiz erenler, ne fakir mübareği incitiyorum, ne de o fakire dokunuyor.

Ramazanın on beşinden sonra iftar başlardı. Öyle konaklar vardı ki kapıları, ardına kadar açılırdı. Her giren, kendine layık gördüğü sofraya otururdu. Yemekten sonra da diş kirası denen, az çok bir para ile çıkılırdı bu konaklardan.

Bektaşî, olacak bu ya, bir hocayla aynı sofrada iftar etmiş. Ev sahibi rint bir adammış. İftardan sonra kahveler içilmiş, sohbet başlamiş. Bektaşîye sormuşlar, erenler demiş, dem alır mısın?

Bektaşi "Eyvallah!" demiş. Afyon? Eyvallah. Kaygusuz? Eyvallah. Kızıldeli? Eyvallah. Bazı bazı gönül eğler misiniz? Eyvallah.

Hocaya da aynı soruları sormuş. Hoca, her soruyu mücevvet bir "Estağfurullah!"la karşılamış. Vakit gelmiş, çıkmışlar. Çıkarken de haznedar yamağı, ikisine de atlas kese içinde diş kirasını sunmuş. Bektaşî gene bir eyvallah bastırıp keseyi, şalvarının cebine yerleştirmiş. Yolda, hoca dayanamamış, keseyi açmış, bir de ne görsün? İçinde bir metelik, boynunu bükmüş, yatıyor. Hemen koşmuş, Bektaşîyi yakalamış. Sana ne verdiler demiş. Bektaşî, vallahi daha bakmadım demiş. Aman, bir bak demiş hoca. Bektaşî keseyi açmış, içinde bir altın. Hoca, yanlış oldu demiş, dönelim. Dönmüşler. Soru, sual; bilen yok. Sonucu, ev sahibine çıkmışlar. Hoca, bir yanlışlık olmuş demiş; nasıl olur, bu zındık herife bir altın, daîlerine bir metelik?

Ev sahibi, yanlış değil hocam demiş, onun masrafına bir altın bile yetmez, sense bir metelikle pekala gününü gün edersin.

İftar deyip geçmeyin; o iftar sofrasında, hem de iftariye olarak neler yoktu? İnsan onlarla doyardı da yemekler artınca şaşmaz hükmünü verirdi:

- Mübarek, bereket ayı vesselam.

İftariyeden sonra çorba, et, sebze, börek, sütlaç, yahut muhallebi, iki tatlının arasını ayırmak için araya giren pilav, derken baklava, yahut bir hamur tatlısı, yahut da kaymaklı güllaç. Bu verdiğim liste, her konakta, her konak yavrusu evdeki liste. Öylesine iftarlar olurdu ki yemeklerin ardı arkası bir türlü kesilmezdi. İnsan, Hocanın dediği gibi Yarabbi derdi, ya midemi geniştir, ya Nail'imi yetiştir. Sanki on bir ayın bir sultanı, on bir aylık yiyeceği, tatlısıyla, tuzlusuyla, etlisiyle, sütlüsüyle, çeşit çeşit, bir araya getirir de bir bir, fakat birden sunardı insana.

İftardan sonra sade kahveler, derken teravih. Teravihi hatimle kıldıran imamlar vardı. Cemaat birinci secdeden kalkmadan ikinci rekatı bitiren imamlar vardı. Bahariye Mevlevihanesinin imamı (Hafız Zındık da derlerdi), Karagöz'e gideceği geceler otuz üç rekat namazı on beş dakikaya sığdırıverirdi. Büyük konaklara imamlar tutulur, teravih, konağın salonunda kılınırdı. Bu da ramazanın bir başka şerefiydi.

Teravihten çıkıldıktan sonra herkese, meşrebince bir seyran vardı. Kimisi mahya seyrederdi. Gerçekten de bu, zevkine doyum olmaz bir seyirdi. Usta mahyacılar, ramazanın on beş gecesi, iki minarenin arasını kandillerden yazılarla bezerlerdi. İlk günlerde "Merhaba", "Hoş geldin", derken ayetler, hadisler. On beşinden sonra resim başlardı. Gül, karanfil lale... Yirmi yedinci gece ve bazı camilerde bayram gecesi, minareye kaftan giydirilirdi. Yani külahından şerefesine kadar dizi dizi kandilden duvağa bürünürdü minare.

Mahya seyretmeyenler, yahut seyrine doyanlar. Karagöz'e, orta oyununa, meddaha, o zaman modern sayılan kuklaya giderlerdi. Gönül avcılarıysa Direklerarası'ndaki seyrana katılırlar, teravihten çıkan dilberlere, mevsimine göre lale, gül, mevsimine göre şeker atarlar, lavanta sıkarlar, göz süzerler, iç çekerler, harf atarak gönül eğlerlerdi. Bu arada, içlerinde. Zenci bacıdan şemsiye yiyenler de olurdu.

Bu alemler sahura kadar sürer, sahur vakti evlere gidilir, hazır sofraya oturulur, yemekten sonra sigara üstüne sigara içilir, yatılırdı. Meşhurdur; bir Bektaşî iftara gitmiş. Ev sahibi, erenlerin sohbetinden pek hoşlanmış. Sahuru da edelim sultanım demiş. Zaten dem vakti geçtiği için Bektaşi, eyvallah demiş. Yemişler, içmişler, bu vakit gidilir mi, sabah gidersin demiş ev sahibi. Yatmışlar. Gece uykusu zaten hak vere, tabiî ertesi gün öğle üstü uyanmışlar. Efendinin huzuruna girip diş kirasını alarak yola revan olmak isteyen Bektaşîye ev sahibi. Erenler demiş, zaten gün yarılandı, bu akşam da mihman ol. Bektaşî, çaresiz razı olmuş. Öğleden sonra beraber çıkmışlar. Bu cami senin, o cami benim; akşamı etmişler. Akşam, yemek biter bitmez Bektaşî, kahveyi bile içmeden Sultanım demiş, fakire destur. Efendi ısrar etmişse de imkanı yok. Erenler mangırı alıp dışarıya fırlamış. Ondan ötesi ehline malum. Ramazandan sonra bir mecliste hocanın biri, ah ah diye hayıflanmış; nasılsa demiş, bu mübarek ramazanın bir gününü kaçırdım. Bektaşi hemen atılmış, demiş ki:

- Hayıflanma hocam, zayi olmadı. Senin o kaçırdığın günü nasılsa ben tuttum.

Ramazanın on beşine kadar yokuş, on beşinden sonra iniş denirdi. İftar vermeler, iftara gidişler, bu gece ne yapalım, sahura ne hazırlayalım gibi kaygılar, yirmi bir, yirmi yedi. Derken hatim.

Bu arada Eyüp Sultanda iftar, herhangi bir dergaha gidiş, yahut Hırka-i Saadet ziyareti. Nihayet arife gelir çatardı. Mahyacı, o gece ya "El-firak" yazardı, ya "El-veda" yahut da bir top arabası resmi yapardı, namludan çıkmış mermiyi de kırmızı kandille gösterirdi, ay da biterdi.

Ramazan Geldi Hoş Geldi, 1962

   
  

نظر شما:
نام:
پست الکترونیکی:
نظر
کد امنیتی:
 
 پربیینده ترین مطالب
  عکس/ مقام کره ای و همسرش در تنگه بوسفور
  اردوغان: طرحی جدید علیه سوریه!
  عکس/ تصویری جالب از مقام اقتصادی یونان
  دانشجویان خارج و شغل شریف پول پخش کنی!
  انتظارآنکارا برای لغو لایحه مجازات نسل‌کشی ارامنه
  مورینیو در ترکیه به ترکی صحبت می کند!
  حمایت آمریکا از اروپایی شدن ترکیه
  آغاز ساخت دیوار حائل میان یونان و ترکیه
  آنکارا: ورود هواپیمای نظامی فرانسوی ممنوع!
  نظر حداد عادل درباره معارف شیعی در اروپا
  ترکیه: گازتان را ارزان نکنید شکایت می‌کنیم
  از این فریادکش فریاد
  دنیزلی: دروغ است همین جا می‌مانم
  چرا دنیزلی به برج میلاد رفت؟
  سعید نورسی کیست؟
 
 
 
 
::  صفحه اصلی ::  تماس با ما ::  پیوندها ::  نسخه موبایل ::  RSS ::  نسخه تلکس
کلیه حقوق محفوظ است؛ استفاده از مطالب با ذکر منبع بلامانع است
info@iranbalkan.net
پشتیبانی توسط: گروه نرم افزاری فکا